İçeriğe geç

Ayt hangi dersler var eşit ağırlık ?

AYT’ye Hazırlanırken: Eşit Ağırlık ve Benim Mücadelem

Kayseri’nin o karasal havasında sabahları uyanmak biraz zor, ama bir o kadar da alıştım. Özel okulda okumanın ağır yükü, sınavlar, ödevler ve zamanla iç içe girmiş olan umutlar ve hayal kırıklıkları. O gün, yine o meşhur sabahın erken saatlerinden birinde, AYT’ye hazırlanırken hissettiklerimi size anlatmak istiyorum. Hayatımda en çok düşündüğüm, en çok yazdığım zamanlardan biri işte tam da bu süreçti.

Sabahın İlk Işıkları ve İçimdeki Korku

O sabah Kayseri’nin karanlık sokakları henüz uyurken, odamda yalnızdım. Havanın soğukluğu bile bu kadar yalnız hissettiriyordu. AyT’ye bir ay kalmıştı ve içimdeki korku o kadar büyüktü ki, hangi derslere daha çok odaklanmam gerektiğini bile bilmiyordum. Eşit ağırlık öğrencisi olmanın ne demek olduğunu tam olarak hissetmiyordum. Evet, her sabah “Edebiyat, Coğrafya, Matematik, Geometri” diye tekrar etsem de, bir noktada bu dersler bana sadece rakamlar gibi geliyordu. Hangi derse daha fazla ağırlık vermem gerektiği konusunda her şey birbirine karışmıştı.

Edebiyatla Gözyaşları Arasında

O sabahın ilk saatlerinde masamda sadece birkaç defter, bir kalem ve sayısız not vardı. Edebiyat dersine çalışıyordum. Aslında, bu derse hep bir yabancılık hissiyle yaklaşıyordum. Kitapları seviyorum ama ders olarak işlemek bambaşka bir şeydi. Öğretmenimin tavsiyesiyle, romanların anlamını çözmeye, şairlerin hayata bakış açılarını anlamaya çalışıyordum. Her bir edebi terimi çözmeye çalışırken, bir yandan da içimdeki kaygı büyüyordu. Ama sonra fark ettim, Edebiyatla duygusal bir bağ kurabilmeliyim. Bu ders, sadece kuralları öğrenmek değil, aynı zamanda anlamı içinde hissetmekti.

Bir gün, dersin ortasında, “Şiir ne anlatır?” sorusuyla karşılaştım. Gözlerim, biraz da isteksizlikle, sınavda karşıma çıkacak olan sorulara odaklanmıştı. Ama sonra, bir şiir parçası okurken, o satırlardaki duyguları gerçekten hissettim. O an, belki de sınavın bu kadar önemli olmadığını fark ettim. Sadece bu anı hissetmek ve anlamak, bana çok şey katacaktı. Edebiyatla aramdaki mesafe, aslında sadece bir sınavdan ibaret değildi; bu ders, duygularımı anlama yolculuğumdu.

Matematikle Savaşım

Edebiyatla bir nebze bağ kurmuşken, gözlerim matematik defterime kaydı. O an içimden bir ses “Matematik seni bekliyor” dedi. Ama doğrusu, o sesin beni yanıltmasından biraz korkuyordum. Matematik, Eşit Ağırlık öğrencisi olmanın belki de en zor yanıydı. Sayılar, formüller, kökler ve logaritmalarla savaşmak bazen çok zor oluyordu. Duygusal yönü olan bir insan olarak, bu kadar soyut bir derse nasıl odaklanacağımı bilemiyordum.

Bir gün, kaygılarımı yenmek için matematik öğretmenimle konuşmaya karar verdim. O, bana şunu söyledi: “Matematik, duygusal zekanın değil, mantıksal zekanın işidir. Her zaman bir adım daha ileri git.” Bunu duyduğumda, aslında bir şey fark ettim: Matematikle savaşımdaki en büyük engel, içimdeki duyguları kontrol edememekti. Bunu aşmam gerekiyordu. Birkaç saat sonra, bir formül çözmeyi başardım. O anda, başarılı bir çözüm bulmanın verdiği huzur, tüm korkularımı unutturdu.

Coğrafya ve Sıkıntılı Günler

Coğrafya dersini ise bazen hep geçiştirdiğimi fark ettim. O kadar çok bilgiyi bir arada tutmam gerekiyordu ki, Coğrafya bazen gözümde sadece bir ders olmaktan çıkıp, karmaşık bir labirente dönüşüyordu. Bir gün, harita üzerine çalışırken, “Burası aslında Kayseri’nin tam karşısı” dedim. O an, Kayseri’nin kendi haritamda ne kadar küçük olduğunu fark ettim. Ama içimde bir sıcaklık vardı. Her yeri tanımak, her bilgiyi keşfetmek hoşuma gitmeye başlamıştı. Coğrafya, hayatın bize sunduğu gerçekleri anlamak gibiydi. Her şeyin bir nedeni vardı. Her bölge, her dağ, her akarsu bir öykü anlatıyordu.

Sonuç Olarak

Zaman geçtikçe, AYT’ye hazırlık süreci bana çok şey öğretti. Eşit Ağırlık dersleriyle mücadele ederken, her dersin içinde bir başka duyguyu buluyordum. Matematik ve Geometri bana mantıklı düşünmeyi, Edebiyat bana duyguları anlamayı, Coğrafya ise dünyayı keşfetmeyi öğretti. Hayal kırıklıkları, belirsizlikler, ama en önemlisi umutlarla dolu bu yolculuk, bana sınavın ötesinde çok şey kattı. Geriye sadece sınavın sonucu kaldı, ama bu süreç, benim için gerçek anlamda bir keşifti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
elexbet yeni girişpartytimewishes.netbetexper güncel giriş