İçeriğe geç

Etkinlik Türkçe mi ?

Etkinlik Türkçe mi? Bir Hayat Drama ve Komedi Arası

Düşünün… İzmir’de, kafede, elimde bir kahve, arkadaşlarım yanımda. Sohbet bir anda “Etkinlik Türkçe mi?” sorusuna gelmiş. Ama bu soruyu öyle bir soruyorlar ki, sanki hayatlarının en derin felsefi sorusunu bana soruyormuş gibi bakıyorlar. Ve işte o an, beynimde kırmızı ışıklar yanmaya başlıyor. Bu soruya yanıt verirken acaba “Doğruyu” mu söylemeliyim yoksa “Onları biraz eğlendirmek” mi? Ama… ya ikisi de doğruysa?

Hadi gelin, ben de kendi kafamı karıştırarak bu soruya biraz farklı bir açıdan yaklaşayım.

Etkinlik Türkçe mi? Sadece Bir Dil Meselesi mi?

Etkinlik Türkçe mi? Cevabı basit gibi görünen ama aslında yansıttığı çok derin bir anlam taşıyan bir soru. Hepimiz biliyoruz ki, “Etkinlik” kelimesi Türkçeye dışarıdan girmiş bir sözcük. “Event”ten türetilmiş, yani işin özü yabancı kökenli. Ama durun! Burada önemli olan şey şu: Etkinlik dediğimiz şey, aslında sadece bir kelime değil; bir toplumun nasıl organize olduğunu, nasıl vakit geçirdiğini ve neyi ne kadar ciddiye aldığını da gösteriyor.

Örneğin, ben İzmir’deyim. “Etkinlik” dediğimizde, hemen aklımıza ne gelir? Tabii ki; festival, konser, şenlik, belki bir tiyatro, belki bir seminer. Peki, bu etkinliklerin Türkçe mi olduğunu sorguluyor muyuz? Eğer bir etkinlik Türkçe ise, o zaman gerçekten Türkçe oluyor mu? Yoksa içerik sadece Türkçe dile mi aktarılıyor? Etkinliklerin içeriğini hiç sorguladık mı? Sadece dil mi önemli?

Duygusal Bir Durum: “Etkinlik Türkçe mi?” Diye Sorulunca

Bir arkadaşımın doğum günü etkinliği vardı. Bu tür etkinlikler genelde ne kadar “Türkçe” olabilir ki? Bir pizza partisi, bir grup insan, bolca kahkaha ve biraz da garip şarkılar. Durum şöyle:

Ben: “Evet ama şarkılar hep İngilizce. Niye Türkçe bir şey söylemiyoruz?”

Arkadaşım: “Neyini beğenmiyorsun? İlla Türkçe bir şarkı mı istiyorsun?”

Ben (içimden): “Ya işte, ben sadece etkinliklerin de Türkçe olmasını istemiştim… ne var bunda?”

Bunları düşünürken, birden fark ettim: İnsanlar etkinliklere katılırken aslında neyi deneyimlediklerini ve neyi hissettiklerini pek de sorgulamıyorlar. Hatta bir arkadaşım bana “Abi, her şeyi Türkçe yapma ya! İngilizce şarkı da güzel, bir de biraz modern olsun” demişti. Ben de buradan yola çıkarak şunu düşündüm:

Etkinlik Türkçe mi? Dil Mesele Olmamalı!

Bir etkinlik Türkçe olsa da olmasa da, önemli olan o etkinlikte yaşadığınız deneyimdir. Hadi, söyleyin bana: Bir konserin dilini, dinlediğiniz şarkıların kökenini falan mı sorguluyorsunuz? “Aaa bu şarkı İngilizce, ben bunu Türkçe söylemek istiyorum” gibi bir düşünceyle dolup taşan biri var mı? Yok, değil mi? Yani bence etkinlik Türkçe olmasa da, eğlence, atmosfer ve katılım Türkçe olmalı.

Bir sonraki etkinliğimde de şunu yapmayı planlıyorum: Etkinliklerin Türkçe olup olmaması aslında çok da önemli değil. Önemli olan oraya katılan insanların o etkinlikte ne kadar kendilerini ifade edebildikleri. Tıpkı Türkçe rap müzik sahnesinde olduğu gibi… Herkes aynı dili konuşuyor, ama mesele sadece kelimelerde değil.

Etkinlik Türkçe mi? İçimizdeki Mizahı Aramak

Şimdi bir adım geri gidelim. Mesele dil meselesi değil. Mesele insanlık hali. Ve tabii ki, o mizahi dokunuş. Eğer her etkinlikte insanlar sıkı sıkı ceketlerini giyip, ciddi ciddi içeri giriyorlarsa, o etkinlik Türkçe de olsa, yabancı da olsa, biraz sıkıcı olmuyor mu? Bir etkinlikte şunu yapmak gerek: Biraz gevşemek, biraz şaka yapmak, biraz da “Ne olursa olsun eğlenmek” diye bakmak. Öyle değil mi?

Bunu fark ettiğimde, bana en çok garip gelen şey şuydu: Etkinlikler aslında kendilerini temsil ederken, Türkçe olsalar da, olmasalar da, bizi temsil ediyordu. İzmir’de sabahları kahvaltıya gittiğimizde, insanların hangi dili konuştuğu önemli değil. Bir arkadaşımın şarkı söyleme isteği İngilizce olabilir, ama biz onu kendi dilimizle de anlayabiliyoruz.

Etkinliklerdeki “Türkçe” Durumu

Evet, bazen etkinliklerde Türkçe dilini konuşmak tabii ki de çok önemli. Örneğin, bir seminerde, konuşmacının Türkçe bir dilde konuşması daha rahat olur. Ama “Türkçe mi” diye sorarken, aslında daha çok kültürel bir meseleye değiniyoruz. Yani; Türkçe etkinlik, Türkçe şarkılar, Türkçe filmler… ama içinde samimi bir atmosfer ve anlayış yoksa, o etkinlik ne kadar Türkçe olursa olsun, bir yere varmaz!

O yüzden, bazen ben kendimi şöyle düşünüyor buluyorum:

Ben: “Etkinlik Türkçe mi? Haa, önemli değil. Önemli olan oradaki insanlar birbirlerini Türkçe anlayabiliyorlar mı?”

Arkadaşım: “Evet ama ya şarkılar İngilizce?”

Ben: “Ya da şarkılar Çince olabilir, ama sonuçta şarkıların anlamı bir şekilde anlaşılabiliyor ya, o kadar…”

Sonuçta, etkinliklerin dilinin Türkçe olup olmaması değil, bu etkinliklerde insanlara ne kattığı bence en önemli şey. Tabii bir de, biraz espri olsun. Mizah, dili ne olursa olsun her etkinlikte bulunmalı, o ayrı mesele.

Sonuç: Etkinlik Türkçe Mi? Hayat Türkçe Olmalı!

En nihayetinde, etkinlikler, yaşadığımız hayatın bir parçasıdır. Kendi dilimizle, kendi kültürümüzle, ama bir o kadar da evrensel bir anlayışla her etkinliği yaşamalıyız. “Etkinlik Türkçe mi?” sorusunun cevabı aslında çok basit: Hayır, dil mesele değil. Önemli olan, o etkinliğin içinde ne kadar “biz” olabildiğimiz. Eğer etkinlikte kendimizi bulabiliyor, gülebiliyor, eğlenebiliyorsak, dilin ne önemi var?

Bunu izlemek, yaşamak ve bir sonraki etkinliğe de kendi mizahi dokunuşumla gitmek gerek. Çünkü en güzel etkinlikler, insanın kendi dilinde şarkı söyleyebildiği etkinliklerdir, değil mi?

Yani, etkinlik Türkçe olmalı… ama bazen de yabancı dilde kahkahalar duymalıyız!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
elexbet yeni girişpartytimewishes.netbetexper güncel giriş